DSÖ, Covid-19 vakası bildirmeyen Türkmenistan'a heyet gönderdi

Türkmenistan, resmi olarak Covid-19 vakasının bulunmadığını açıklayan dünya üzerindeki birkaç ülkeden biri ve tek eski Sovyet ülkesi.

4 bin kilometre uzaklıktaki Çin'de yeni tip koronavirüs salgınının patlak vermesinin ardından Türkmenistan Şubat ayında sınırlarını komşularına kapattı.

Dünyanın en kapalı ülkelerinden biri olan Türkmenistan'ın Devlet Başkanı Kurbangül Berdimuhammedov, ülkede Covid-19 vakasının olmadığını söylüyor.

Dünya Basın Özgürlüğü 2020 Endeksi'nde 180 ülke arasında Kuzey Kore'den sonra 179'uncu sırada yer alan ve basın kuruluşlarının tamamının hükümetin kontrolünde olduğu ülkeden gelen bu açıklamaya şüpheyle yaklaşılıyor.

Yurt dışı merkezli faaliyet gösteren haber ve insan hakları kuruluşları, Türkmenistan'daki kaynakları aracılığıyla ülkede çok sayıda Covid-19 benzeri semptomlar gösteren vakanın olduğunu bildiriyor.

Hollanda merkezli Turkmen.news haber sitesinin direktörü Ruslan Myatiev BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Türkmenistan dünyada sınırlarını kapayan ilk ülkelerden biriydi ve yurt dışından gelen kişiler kamplarda karantinaya alındı. Erken alınan önlemler etkiliydi ancak yine de virüs ülkeye girmeye başladı. Çok sayıda zatürre vakasının olması bunun işareti çünkü ülkedeki doktorlar aynı anda bu kadar zatürre vakasının şimdiye kadar görülmediğini söylüyorlar" diyor.

Aralarında doktorların da olduğu Türkmenistan'daki kaynaklarından bu haberleri aldıklarını söyleyen Myatiev, "Doktorlar Covid-19 vakalarının sayısının çok ve insanların ölmekte olduğunu söylüyorlar" diyor ve şu örneği veriyor:

"Bir apartmanda ölümler yaşanmış. Ertesi gün maske ve koruyucu kıyafetler içerisinde gelen insanlar, koridorları ve asansörleri temizlemişler. Ortada bir şey olmasa, böyle yapmazlar."

DSÖ EKİP GÖNDERDİ

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkmenistan'a Pazartesi günü beş kamu sağlığı ve epidemiyoloji uzmanından oluşan bir ekip gönderdi.

DSÖ, 10 günlük ziyaret boyunca ekibin riskleri değerlendirmek ve mücadele yöntemlerini ele almak için resmi sağlık yetkililer ile birlikte çalışacaklarını, sağlık merkezleri, laboratuvarlar ve acil durum merkezlerini ziyaret edeceklerini kaydetti.

Basında çıkan haberlerde en az iki aydır ülkeye giriş için izin almaya çalıştığı belirtilen DSÖ, BBC Türkçe'ye ise ziyaretin "Türkmenistan hükümetinin isteği üzerine gerçekleştiğini" açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Türkmenistan temsilcisi Elena Panova ziyaretten önce, "Teyitli vaka sayıları konusunda BM'nin bilgisi başka ülkelerde olduğu gibi, Türkmenistan hükümeti tarafından sunulan verilere dayanıyor. Şimdiye kadar Dünya Sağlık Örgütü'ne vaka bilgisi sunulmadı" demişti.

ABD'nin Türkmenistan Büyükelçiliği ise 23 Haziran'da ülkede Covid-19 benzeri semptomlar gösteren kişiler olduğu, bu kişilerin test edildiği ve enfeksiyon hastalıkları hastanelerinde 14 güne kadar karantinaya alındıklarının kendilerine bildirildiğini açıklamıştı. Bu açıklamaya hükümet tepki göstermişti.

Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı bir açıklamada bu bilgilerin "sahte", "önyargılı" ve "teyit edilmemiş" olduğunu savunmuştu.

Özgür Avrupa Radyosu'nun (Radio Free Europe) Türkmen dilinde yayın yapan Azatlyk Radiosy'ye isimlerinin gizli kalması koşuluyla konuşan doktorlar ise, ülkenin neredeyse tüm bölgelerinde yeni vakaların bildirildiğini ve salgının "kontrolden çıkmak üzere" olduğunu söylüyorlar.

Haberlere göre doktorlar ve diğer sağlık çalışanları, koronavirüs hakkında konuşmamalarına dair baskı altında.

Türkmenistan'da yasaklı bir sivil toplum örgütünün yayımladığı Chronicles of Turkmenistan (Türkmenistan Haberleri) adlı site daha önce, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve virüslerin yol açtığı hastalıklardan korunma ile ilgili broşürlerde koronavirüs kelimesi kullanılmadığını bildirmişti.

Koronavirüs salgını hakkında konuşan vatandaşların da polis tarafından gözaltına alındığı ifade edilmişti.

İlk aylarda maske taktıkları için 'halkı paniğe teşvik etmekten' para cezasına çarptırılanların da olduğunu söyleyen Myatiev, doktorların yakınlarına detay vermeden uyarıda bulunduklarını anlatıyor:

"Doktorlara bu vakalar hakkında konuşmamaları söylenmiş ama ailelerine, arkadaşlarına 'Kendinize iyi bakın, kamusal alanlara girmeyin, toplu taşımaya binmeyin' diyorlar. Hikayenin tamamını anlatmadan ya da nedenini söylemeden bu şekilde uyarıda bulunuyorlar."

Ülkede kaç kişiye test yapıldığı da bilinmiyor, ancak haberlere göre Nisan ayında Sağlık Bakanlığı ülkede 30 bin test kitinin olduğunu, 40 bin test kitinin daha alınacağını açıklamıştı.

Devlet Başkanı Kurbangül Berdimuhammedov

HABER SİTELERİ HANGİ BİLDİRİMLERDE BULUNUYOR?

Yurt dışı merkezli bu haber kuruluşlarına göre, vaka haberleri en çok başkent Aşkabat'tan ve Özbekistan sınırındaki Lebap Eyaleti'nden geliyor.

Azatlyk Radiosy, 15 Haziran'da başkent Aşkabat'taki ana enfeksiyon hastalıkları hastanesinin "zatürre benzeri" vakalar nedeniyle dolduğunu ve karantinaya alındığını bildirdi.

Radyo, sağlık yetkililerine dayandırdığı haberinde başkentin dışındaki başka bir enfeksiyon hastalıkları hastanesinde 2 doktorun Haziran ortasında öldüğünü duyurdu.

Chronicles of Turkmenistan adlı site ise ülkede faaliyeti durdurulan Türk inşaat şirketi Polimeks'in başkentteki işçi kamplarından birinin sağlık tesisine çevrildiğini bildirdi.

Habere göre, 1 Haziran'dan beri yüksek ateşli hastalar ambulanslarla buraya sevk ediliyor. Polimeks Holding BBC Türkçe'nin konuyla ilgili sorularını bu haberin yayımlandığı saate kadar yanıtlamadı.

Turkmen.news ise 15 Haziran'da Lebap Eyaleti'nin merkezi Türkmenabad kentindeki bir hastanede 34 kişinin akut zatürre nedeniyle enfeksiyon servisinde tedavi gördüğünü açıkladı.

Myatiev, "Yurt dışından gelen son uçaklar Lebap Eyaleti'ne indi ve gelenler 14 gün kamplarda karantinaya alındı. Doktorlar burada salgının patlak vermesinin nedenini, insanların rüşvet vererek kamplardan süreyi tamamlamadan ayrılabilmelerine bağlıyor" diyor.

Myatiev bu uçakların bir kısmında Vuhan'ın da aralarında olduğu Çin'in çeşitli şehirlerinden tahliye edilen Türkmen öğrencilerin olduğunu söylüyor.

'ÖNLEMLER DSÖ HEYETİ ÖNCESİ YENİDEN SIKILAŞTIRILDI'

Chronicles of Turkmenistan'ın haberine göre, Aşkabat'ta Covid-19 önlemleri geçen ay önemli bir ölçüde azaltılmıştı, ancak Dünya Sağlık Örgütü heyetinin gelişinin hemen öncesindeki son birkaç gün bu önlemler tekrar sıkılaştırıldı.

Şehirdeki otobüsler dezenfekte edilmeye başlandı. Otobüs şoförleri, eczacılar ve paramediklerin maske takması zorunlu hale geldi, büyük süpermarketlerde çalışan kasiyerler de artık tıbbi maske ve eldiven kullanıyor. Alışveriş merkezlerinin önünde müşterilere dezenfektan dağıtılıyor. Hastanelerin girişlerinde insanların ateşleri ölçülüyor ve galoş giymeleri isteniyor.

Haber kuruluşu ayrıca Aşkabat'ta yaşayanlara kişi başına bir paket antiviral Rimantadine ilacının dağıtıldığını yazıyor.

Başkent ve Türkmenabat sokakları da dezenfekte ediliyor.

Myatiev ise ülke içerisinde alınan önlemlerin yetersiz olduğunu düşünüyor.

Bunun nedenlerinden biri, ülkenin komşusu olan ve Ortadoğu'da salgından en fazla etkilenen İran'ın sınırının kapanmasıyla baş gösteren gıda sıkıntısının ardından yaşananlar.

Myatiev, "Ülkedeki gıdanın neredeyse yüzde 70-80'i İran'dan veya İran aracılığıyla geliyor. Devlete bağlı marketlerin önünde uzun kuyruklar oluşuyor, ancak sıra bekleyenler herhangi bir sosyal mesafelenme önlemi almıyor, yüz yüze, nefes nefese duruyor" diyor.

Türkmenistan'da sağlık sisteminin durumu da Myatiev'i endişelendiren bir diğer konu.

Ülkede "hastane ve teknolojik altyapının bulunmasına rağmen doktorların iyi eğitimli olmamaları nedeniyle sıklıkla yanlış teşhis koyduklarını ve bu nedenle imkanı olan hastaların tedavi için Hindistan, Rusya, Türkiye ve İran'a tedaviye gittiklerini" söylüyor.

Bütün bunlara rağmen, resmi yetkililerin ülkede teyitli vaka varsa bunu neden bildirmediklerine ilişkin sorumuza ise Myatiev, "Bu, Türkmenistan için siyasi bir imaj meselesi" şeklinde yanıt veriyor:

"AIDS, hepatit, tüberküloz vakalarının neredeyse hiç bildirilmediği gibi, bu da bildirilmiyor."

Türkmenistan sağlık sistemini inceleyen, Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu'ndan Profesör Martin McKee de Nisan ayında BBC muhabiri Abdujalil Abdurasulov'e benzer açıklamalarda bulunmuştu.

"Türkmenistan'dan gelen resmi sağlık istatistikleri kesinlikle güvenilmez" diyen McKee, "Son on yılda ülkede HIV/AIDS ile yaşayan hiç kimse olmadığını iddia ettiler. Bu çok inandırıcı değil. Ayrıca, 2000'li yıllarda veba dahil bir dizi salgını gizleyip bastırdıklarına dair kanıtlar da var" ifadelerini kullanmıştı.

Myatiev, Covid-19 ile baş edilemediğini kabul etmenin, ülkedeki sağlık sisteminin kötü olduğunu kabul etmek anlamına da geleceğini, vakaların teyit edilmemesinin bir diğer nedeninin de bu olduğunu söylüyor:

"Türkmenistan bunu (Covid-19 vakalarını) itiraf ederse, sağlık sisteminin buna hazır olmadığı ortaya çıkacak. O zaman Türkmenistan'ın yurt dışından yardım araması gerekecek. 28 yıldır kendi halkına 'dünyada neredeyse en iyi sağlık sistemine sahip olduğunu' söylüyorsun ama salgınla baş edemiyorsun. Halk 'O zaman 28 yıldır söylediklerin doğru değil' diyecek."

ETİKETLER

Editörün Seçimi