Çorlu’da 25 kişinin hayatını kaybetmesine ve 340 kişinin yaralanmasına neden olan tren katliamına ilişkin dava devam ediyor. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, 25 kişinin hayatını kaybettiği, 328 kişinin yaralandığı tren katliamına ilişkin dava görüldü. Duruşma öncesi aileler 520 gündür adalet aradıklarını belirtti.

Keşif hususunun bilirkişiler belirlendikten sonra değerlendirilmesine hükmeden heyet, sanıklar Turgut Kurt, Özkan Polat ve Çetin Yıldırım hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.

Duruşma, 21 Nisan 2020 tarihine ertelendi.

TUTUKLAMA TALEPLERİNE RET

Müşteki beyanlarının ardından savcı mütalaayı açıkladı. Mütalaada mağdur ve müştekilerin katılma talepleri kabulüne, baroların katılma talebinin reddine, YTÜ'ye tekit edilmesine, tanık Mümin Karasu için talimatın beklenmesine, sanıkların tutuklanma yönündeki taleplerin reddine karar verildi.

SAMİ ELVAN DURUŞMAYA KATILDI

Aileler, sanıklar ve avukatların yer aldığı duruşmayı Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan da takip ediyor. Çorlu'daki kazayla ilgili asıl kusurlu bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD)  personelleri Turgut Kurt, Özkan Polat, Celaleddin Çabuk ve Çetin Yıldırım'ın 'taksirli ölüme ve yaralanmaya neden olmak’ suçundan 2'şer yıldan 15'şer yıla kadar hapsi isteniyor.

SALONA GAZETECİLERİN BİLGİSAYARLARI ALINMADI

Avukat Can Atalay’ın gazetecilerin salona bilgisayarlarıyla girmesi talebi, mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

‘HAK HUKUK ADALET KAZA DEĞİL CİNAYET’

Duruşma öncesi Çorlu Santral meydanında buluşan aileler, avukatlar ve çok sayıda kişi, "Hak Hukuk Adalet Kaza Değil Cinayet" sloganları atarak Halk Eğitim Merkezi'ne yürüdü.

Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018'de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 7’si çocuk 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi de yaralanmıştı.

‘MENFEZLERİN YÜZDE 90'I OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ DEĞİL’

Mahkeme başkanının "Mahal yeri listesinde bütün menfezler var ancak kazanın olduğu menfez neden yok?" sorusuna sanık Turgut Kurt "Mühendislerimiz yazmayı gerekli görmemiş" cevabını verdi. Devamında da 'Bütün menfezler yazılmış tek bir kazalı menfez yazılmamış" dedi.

Sanık Turgut Kurt'un avukatının da "TCDD'ye ait köprü tünel ve menfezlerin yüzde 90'ı olması gerektiği gibi değil. Keşifte bunları göreceğiz" beyanı dikkat çekti.

Duruşmaya müştekilerin beyanlarıyla devam edildi. Ceyhan Kahveci, " Olay günü bende trene binmiştim. Benim burnum kırıldı, kaburgalarım ezildi. Her türlü davacıyım. Yoğun bir yağmur yağmıyordu. Olay anında trenin tavanına çarptım sonra geri yere çarptım. Basket topunun yerden sekmesi gibiydi" dedi.

EMEKLİ TCDD ÇALIŞANI: DOĞAL AFETE BAĞLAMAK YANLIŞ

Coşkun Yıldız, "Ben, bacanağım ve baldızım trene bindik. Ben kendim de makinistim. Demir yollarında İnsanlar havada uçuyordu. Vagonlarda baya süründük. 21.00 sıralarında kurtarıldım. 3 defa ameliyat oldum. Sistemi iyi kötü bilen biriyim. Menfezin o şekilde yapılması bile yanlış. Bunu bir doğal afete bağlamak çok yanlış. Yağmur yoktu. Demiryollarında bende çalıştım" dedi.

 'AMBULANSLAR 2 SAAT SONRA GELDİ'

Duruşma ailelerin ifadeleriyle devam etti; “Müşteki Nihan Akçakan, ambulansların olay anından yaklaşık 1,5-2 saat sonra geldiğini belirtti. Katliamda iki kızını ve iki torununu kaybeden Remzi Güvenç ise şöyle seslendi; “Sayın hakim ben dört evladımı kaybettim. İki kızımı, iki torunumu. Dört tane… Ne anlatayım ben… Dört tane… Yandık işte biz de. Kavrulduk gittik… Hepsini toprağın altına bıraktık geldik. Şikayetçiyim.”

Sevin Doğrul da şöyle konuştu; “Trene binerken yağmur yoktu. Çocuğum eşim ve yeğenim Sude ile birlikteydik. Bahattin Doğrul (eşim) ayakta kalanlara yer verdi, yanımda ayakta duruyordu. O anda trende havaya hopladık. Trenin içi zindan karanlıktı, duman kaplıydı. Ailemi bulamıyordum. Çocuğumu koltukların arasında kafası patlamış şekilde buldum. Eşimi ayakkabılarından tanıdım. Herkes ya koltukların altına sıkışmış ya camlardan fırlamışlardı. Bizi kurtarmaya gelen kimse yoktu. Eşimi kurtarmaya çalıştım. Eşim sakat kaldı.”

Müşteki Yasin Kızıltepe de ambulansın geç geldiğinin altını çizdi. Kızıltepe, “Ortalık savaş alanı gibiydi. Ambulans geç geldi. Ambulanstan önce Sarılardan traktörlerle köylüler yardıma geldi. Doktorun söylediğine göre hayatım boyunca 1-2 kgdan fazla ağırlık kaldıramayacağım.Felç geçirme riskim varmış. Şikayetçiyim” dedi.

NE OLMUŞTU?

Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018'de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi yaralanmıştı. İddianamede “kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu” bulundukları gerekçesiyle sanıklar Turgut Kurt, Özkan Polat, Çetin Yıldırım ve Celaleddin Çabuk'un “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak” suçundan 2 ile 15 yıl arasında hapisle cezalandırılması istenmişti.

(Kaynak: Cumhuriyet, Independent Türkçe)

 

 

ETİKETLER


Editörün Seçimi