Depremi çocuk evliliklerinin yasaklanmasına bağlayan Prof. Dr. Bedri Gencer hakkında YTÜ'den inceleme

Türkiye günlerdir Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü'nde görevli Prof. Dr. Bedri Gencer'in, geçtiğimiz hafta cuma akşamı gerçekleşen Elazığ depreminin ertesi günü kişisel sosyal medya hesabı üzerinden afetleri çocuk evliliklerinin yasaklanmasına bağlayan paylaşımını konuşuyor. Yıldız Teknik Üniversitesi'nin twitter hesabından dün akşam saatlerinde konuyla ilgili açıklama geldi.

Yıldız Teknik Üniversitesi'nden skandal paylaşımla ilgili gelen açıklamada 'Elazığ'daki depremin ardından afetleri "zinanın yasal olmasına" ve pedofilinin yasaklanmasına bağlayan Profesör Gencer hakkında inceleme başlatılmıştır' denildi.

İşte açıklamanın tam metni:

ÖĞRENCİLERDEN TEPKİ

Evrensel'den Burak Bağçeci'nin haberine göre Yıldız Teknik Üniversitesinde akademisyenlik yapan Profesör Bedri Gencer’in depremi çocuk yaşta evliliklerin yasaklanmasına bağlamasına tepki gösteren üniversite öğrencileri, yaşananların Türkiye’deki akademik eğitimin özeti olduğunu vurguladı.

Geçtiğimiz günlerde Elazığ’da yaşanan depremin ardından, Yıldız Teknik Üniversitesinde (YTÜ) akademisyenlik yapan Profesör Bedri Gencer, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Depremi çocuk yaşta evliliklerin yasaklanmasına bağlayan Gencer, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: Gayretullaha dokunmak edebiyat değildir. AIDS, ebola virüsü… Avustralya, Çin gayretullaha dokundu azap geldi. Maazallah, biz de zinayı, livatayı yasallaştırarak, Allah’ın helal kıldığı yaşta evliliği tecavüz sayarak, mutlu yuvaları bozarak gayretullaha dokunmayalım. Az kaldı.

'AKADEMİNİN ÖZETİ'

Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri de Gencer'in bu açıklamasına tepki gösterdi. Üniversitenin bilimsel bilginin üretim alanları olarak var olması gerektiğini vurgulayan öğrencilerden biri olan Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü öğrencisi Emre, “Yaptığı açıklama için aslında Türkiye'de akademinin özeti bile diyebilirim. Daha önce farklı üniversitelerde görev yapan profesörler benzer dogmatik, bilimsel olmayan, yeri geldiğinde mide bile bulandıran açıklamalarda bulundu. Bir profesör, bilimsellikten uzlaştıkça nasıl profesör olabilir? 21. yüzyılda üniversitelerde bilimsel ve laik eğitimin gerekliliğinin tartışılmaya açık bile olduğunu düşünmüyorum. Ben ve benim gibi birçok öğrencinin bilimsel eğitim almayı beklediğini, bir üniversiteden beklentisinin de bu olduğunu söyleyebilirim. Bu aslında en temel hakkımız ve bunun için emek vermeye devam edeceğiz” dedi.

'DOĞRUSU ŞAŞIRMADIM'

Bu tür açıklamalara tepki gösterilmesi gerektiğini belirten Biyomühendislik öğrencisi Gamze ise “Doğrusu bu tarz bir açıklama görmeye şaşırmadım, üniversitelerde böylesine bilimden uzak ve içi boş açıklamada bulunan çok fazla öğretim görevlisi ve hatta öğrenci bulunmakta. Bu tarz durumlarda öğrencilerin ve diğer öğretim görevlilerinin tepkilerini ya da olaya dair varsa karşıt görüşlerini belirtmeleri gerekir” diye konuştu.

'ÖĞRENCİNİN AKLINI NE ŞEKİLDE AÇABİLİR?'

Biyomühendislik öğrencisi Selda ise “Bu fikri ortaya atan bir insan, öğrencilerin akıllarını hangi alanlarda ne şekilde açabilir, nasıl ufuklarını genişletebilir?” derken teknik bir üniversitede doğal afetleri önlemeye ya da etkilerini sınırlamaya yönelik yöntemleri geliştirmekle sorumlu profesörler, eğitim görevlileri ve öğrenciler görmek istediğini söyledi.

'UTANÇ VERİCİ'

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler öğrencisi Şeyma ise üniversitelerdeki dinci-gerici kadrolaşmaya dikkat çekti ve “Bir sosyal bilimler öğrencisi olarak üniversiteye akademi ortamı hayaliyle girdim ve girdikten 2 yıl sonra derslerinden övgüyle bahsedilen hocalarımla tanışmadan KHK ile atıldılar” ifadelerini kullandı. Alanında bu kadar başarılı olan bilim insanları üniversiteden ihraç edilirken Bedri Gencer gibi bilimden uzak söylemlerle akademide yer eden, öğrencilere yol gösteren(!) bir insanın hâlâ üniversitede barınıyor olmasının utanç verici olduğunu söyleyen Şeyma, “Bu şartlar altında ne bilimden ne ahlaktan ne de sanattan bahsedilebilir” dedi.

ETİKETLER

Editörün Seçimi