‘Sansür vardır, bakanının söyledikleri suya yazılıdır’

Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının 2020 yılı bütçe sunumunda konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’deki yayıncılık faaliyetlerinde bakanlığın sansür uygulanmadığını söyledi. Hiçbir eserin basılmadan önce içeriğine yönelik bir inceleme ve yaptırıma tabii tutulmadığını ifade eden Bakan Ersoy, “Bu alenen sansür uygulaması olmakta ve Türkiye’de sansür kesinlikle yapılmamaktadır” dedi.

OTOSANSÜR

Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Başkanı Kenan Kocatürk, Yayıncılar Kooperatifi Başkanı İlbay Kahraman ve Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner Evrensel'e Bakan Ersoy'un "sansür yok" açıklamalarını değerlendirdi. Yayıncılık sektörü bileşenleri yaptıkları açıklamada yayıncılık sektöründe sansürün farklı biçimlerde uygulandığına dikkat çekti. Değerlendirmelerde Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun bazı kitapları sansürlediği, yayınevleri ve yazarların siyasal atmosferden kaynaklı otosansür uyguladıkları vurgulandı.

YEREL MAHKEMELERİN KİTAP TOPLATMA KARARI

Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Başkanı Kenan Kocatürk, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun geçtiğimiz aylarda dört çocuk kitabını yasaklamasını hatırlattı ve yasaklama kararının sansür olduğunu ifade etti. Yerel mahkemelerin kitap toplatma kararlarına dikkat çeken Kocatürk, bunun basın savcılığının görevi olduğuna ve yapılanın sansür olarak değerlendirilebileceğine dikkat çekti.

‘KİTABA YAPILAN HER MÜDAHALE SANSÜR’

Yayıncılar Kooperatifi Başkanı İlbay Kahraman ise klasik anlamda sansürün olmadığını ama yayıncılık sektörünün çeşitli alanlarında farklı biçimlerde sansür uygulandığını belirtti. Yayınevlerinin ve yazarların ülkedeki siyasal ortamdan kaynaklı otosansür yaptıklarını ifade eden Kahraman, dağıtımcıların bazı kitapları ‘Sipariş yok’ diyerek halka ulaşmasını engellediğine dikkat çekti. Yayıncılığın kişisel özgürlük alanına girdiğini söyleyen Kahraman, kitaba yapılan her müdahaleyi sansür olarak değerlendirdiklerini vurguladı.

‘BAKAN’IN SÖYLEDİKLERİ SUYA YAZILIDIR’

Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ve Türkiye’de sansürün çeşitli biçimlerde uygulandığını belirterek “Bakan’ın söyledikleri suya yazılıdır” dedi. "Sansür vardır" diyerek geçmişte ve bugün süren sansürlere örnekler veren Özyalçıner’in konuya dair açıklaması şöyle oldu:

“Sansür vardır.

Daha geçtiğimiz yıllarda basımevinde Ahmet Şık’ın kitabının müsveddelerine el konularak, yazarı hapis yatmadı mı?

Sansür vardır.

Daha geçen gün kimi çocuk kitapları muzır sayılarak poşetlenmedi mi?

Sansür vardır.

Kimi kitapevleriyle yayınevlerinin basılması kitabı sansürlemek değil de nedir?

Sansür vardır.

Evrensel Kültür dergisinin tek bir sayısı KHK’lerle yasaklanıp, Evrensel Basım Yayın’ın adı dahil yayınevine de el konularak tüm kitapları sansürlenmedi mi?

Sansür vardır.     

Düşünceye getirilen yasaklar, hapisteki gazeteciler ve yazarlar, aydınlar dolayısıyla otosansür uygulayan kimi yazarların sıkışmışlığının açık sansürden ne farkı var?

Sansür vardır.

Yazarının otosansür uygulamadığı kitabına yayınevinin kitabın basımından vazgeçerek yaptığı otosansür sansür değil de nedir?

Sansür vardır.

Yasaklı olmayan kitapların kimi kentlerde valilik kararıyla kente sokulmaması sansürden başka nedir ki?

Sansür vardır.

Kimi filmlerin bazı sahneleriyle bölümlerinin çıkarılarak oynatılmasına, izin verilmesine ne demeli?

Bu durumda Kültür ve Turizm Bakanının söyledikleri suya yazılıdır.”

ETİKETLER

Editörün Seçimi