'FETÖ’nün siyasi ayağı' tartışması yargıya taşındı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a dava açılması yönünde yaptığı çağrı sonrası Bekir Bozdağ, Mustafa Elitaş ve Ahmet Aydın'ın da aralarında bulunduğu AKP'li 6 milletvekili, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulundu.

İlker Başbuğ, FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkması için 26 Haziran 2009’daki bir yasayı gündeme getirmiş, iktidar tarafından sert tepki görmüştü. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin vekillerine Başbuğ’a dava açma talimatı vermişti.

Tartışmanın odağındaki isim olan AKP'li vekil Mustafa Elitaş da bugün yaptığı açıklama ile hem Başbuğ hem de eski CHP’li vekil Dursun Çiçek hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıklamıştı.

Elitaş, "Parlamenter olan milletvekili arkadaşlarımızın bu işi düşünmesi gerekir. Parlamentoyu bombalayan bir terör örgütünü yeni gördük. Parlamentoyu susturmak için yapılan bir icraat olduğunun bunun görünmesi gerekir” demişti.

NE OLDU?

Başbuğ, 2009'da 25 Haziran'ı 26'sına bağlayan gece, askeri mahalde işlediği suçlarda dahil askeri şahısların sivil mahkemelerde yargılanmalarının yolunu açan düzenlemelere işaret ederek, arkasında Gülen hareketinin olabileceğini söylemişti.

Başbuğ, “26 Haziran 2009'da bu iki konuyu içeren kanun teklifini kim hazırladı? Ben bilmiyorum. 'Araştırsınlar' diyorum. Ben bir ipucu veriyorum. Bu kanun teklifinin FETÖ'nün emriyle, direktifiyle hazırlandığını düşünüyorum. Çünkü ikisinde de FETÖ komplolarıyla bağlantılı bir olayla karşı karşıyayız. Çok merak ederim bu kanun teklifini kim, neden, nasıl, 25'ini 26'sına bağlayan gece yarısı gündeme getirdi. Ayrıca mevcut anayasaya da aykırı. Mevcut anayasada 'askeri mahallerde askerlerin işlediği suçlar askeri mahkemelerin konusudur' der. Yasa, anayasaya aykırı olamaz. İyi niyet olduğunu düşünmüyorum. Bayağı art niyet olduğunu düşünüyorum. 26 Haziran 2009 tarihindeki kanun teklifi üzerinde durulmasını, bir düşünce olarak burada söylüyorum. Sonuç ne olur bilmem” şeklinde konuşmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise İlker Başbuğ’a tepki göstererek “Suç işleyen kişinin asker kimliğinin ona ayrıcalık tanımasının ne hukukta ne de demokraside yeri zaten olamaz. Dönemin Meclis tutanaklarına komisyon genel kurul görüntülerine baktığımızda CHP'liler başta olmak üzere tüm Meclis’in bu düzenlemeyi desteklediğini görüyoruz. Meclisimizin gayet doğru bir karar verdiğini düşünüyoruz. Zaman zaman yanlış değerlendirmeleriyle kamuoyunun önüne çıkan eski bir genelkurmay başkanı, kendisini gayet iyi tanırım, bu düzenlemeyi bahane ederek Meclis’imizi toptan itham eden bir takım açıklamalar yapmıştı. Ben özellikle kendi grubumuza sesleniyorum, hepiniz süratle dava açmalısınız” demişti.

ÇİĞDEM TOKER 2009’DA ‘KOZMİK ODA’YA RAHAT GİRİLMESİNİ SAĞLADI’ DEMİŞTİ

O dönem Akşam gazetesinde bulunan Sözcü yazarı Çiğdem Toker, 30 Aralık 2009’da kanun teklifiyle ilgili olarak şunları yazmıştı:

“AKP milletvekilleri Bekir Bozdağ ile Mustafa Elitaş tasarıda olmayan bir düzenleme için 'yeni madde ihdası' önergesi veriyor. Madde eski. Ne var ki, ülkeyi ayağa kaldıracak  sistem değişikliği doğurması için, tek bir sözcük değişikliği yeterli.

Vekiller, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesindeki 'hali dahil' ifadesinin 'halinde'ye dönüşmesini talep ediyor. Oylama yapılıyor, eller kalkıyor. Altı ay sonra gündemi altüst edecek 'kozmik oda' aramasının hukuki zemini güçlendiriliyor. Evet; Seferberlik Bölge Başkanlığı araması, CMK'nın 'devlet sırrı'nı düzenleyen 125. maddesine göre gerçekleşiyor. Ama bu; aramanın, tek kelimeyle değiştirilen maddeden de hukuki dayanak aldığı gerçeğini değiştirmiyor.  Çünkü maddenin yeni hali, suçun askeri mahalde işlenmesi durumundaki yetkiyi, askeri mahkemeden alıp sivil mahkemeye veriyor.

Fikrini sorduğumuz kıdemli hukukçular, sivil hakim ve savcıların; bir askeri mahal olan 'kozmik oda'da bu değişiklik sayesinde arama yapabildiği görüşünde: 'Tek başına CMK madde 125, sivil hakim ve savcıların kozmik odaya bu kadar rahat girmesini sağlasaydı, bugüne kadar neden hiç girilmedi? Eğer kozmik oda araması, madde 250 değişikliği yapılmadan gerçekleşseydi, (askeri mahaldi, değildi, askeri suçtu) tartışma ve tereddütleri bitmezdi. Madde 250, bu tereddütleri ortadan kaldırdı' diyorlar.”

27 Haziran 2009 tarihinde Askeri Yargıtay Onursal Üyesi emekli Hava Hakim Albay Avukat Fahir Kayacan şu yorumu yapmıştı:

“Yürürlükteki düzenlemeye göre, suç askeri mahalde işlenmişse veya askerlik göreviyle ilintili işlenmişse, askeri suç olmasa dahi mercii askeri mahkemelerdir. Bu düzenleme bu durumu ortadan kaldırıyor. Suç askeri mahalde işlenmiş veya askerlik göreviyle ilintili olarak işlenmiş olsa dahi yargılama sivil mahkemelerde yapılacak.”

 

ETİKETLER

Editörün Seçimi