12 soruda: Mutlu musunuz?
  1. Giderek ağırlaşan yaşam koşullarına,
  2. Yakamızı bir daha bırakmayacağa benzeyen korona hazretlerine,
  3. Tayyip beyin iktidardan düşmemek için Devlet’e sarılmasına,
  4. Bu amaçla seçim, siyasi partiler vs. kanunları değiştirmeye hazırlanmasına,
  5. Mevcut kanunlara işine gelmeyince uymama ve saygı da duymamasına,
  6. Seçimlerin, o kazanınca “halk iradesi”, kaybedince “hileli” sayılıp iptal edilmesine,
  7. Yerel seçimleri yine de kazanabilenlerin yerlerine kayyım atanmasına,
  8. Seçilmiş milletvekillerinin uydurma suçlamalarla yargılanıp meclisten Silivri’ye Edirne’ye, oraya buraya atılmasına,
  9. TBMM’nin 3. Büyük partisinin düşman sayılıp, yok edilmeye çalışılmasına,
  10. Düşünen, konuşan, yazan, haber alıp vermeye cür’et eden herkesin içeri tıkılmasına,
  11. Bu iş için AkTrol-polis-savcı-mahkeme zincirinin “emir-komuta” disiplini içinde harıl harıl çalışmasına rağmen...

                                                      ve

  1. Zaten her emre tereddütsüz itaat eden polis yetmiyormuş gibi en çok 3 aylık kurslarla beline tabanca takılan ve yol kesme, kimlik sorma, üst arama, hatta gözaltına alma yetkileriyle donatılan yeni ve özel -tabii yerli ve milli- “Bekçi Ordusu”nun başımıza getirebileceklerini bile bile... 

Her sabah, saat 04:00 civarında kapınızın kırılması olasılığını bir kez daha atlattığınız için gülerek uyanmayı ve her şeye rağmen yaşamayı ciddiye, gerisini alaya almayı becerebiliyorsanız… 

Vay be, tam puan aldınız!

Gelin bir ateşinizi ölçelim, hasta mısınız, nesiniz Allah aşkına? 

Düşmez kalkmaz İşsizlik 

Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK, hani istatistikleri düzenlemekle görevli Bşk. Yrd., açıklanan sayılar hoşa gitmediği için daha yeni görevden alınmıştı ya, işte o TÜİK, işsizliğin düştüğünü açıkladı. 

0,9 puan düşerek %13,2 olmuş. İşsiz sayısı ise 4 milyona yakınmış. 

Aman kulaklarımıza mı inanalım, gözlerimize mi?

Nitekim ardından DİSK-AR, gözün gördüğünü açıklayıverdi.

Verileri Uluslararası Çalışma Örgütü İLO’nun yöntemiyle değerlendirdiklerinde sayı en az 8 milyon çıkıyor. Artık TÜİK bu sayıyı hangi yerli ve milli yöntemle hesapladıysa!?..

Yalancı, yalancı, sana kimse inanmaz, yalancı, yalancı sözüne kimse kanmaz…


Gaipten gelen, ekolu bir ses:

Kim söylemiş ulan bu şarkıyı, çabuk bulun…

Troller, RTÜK, TÜBİTAK, size boşuna mı para veriyoruz? 

Ak Trollerin kara günü 

Durun, durun, daha bitmedi. Daha eğlencelisi geliyor. 

Gaipten gelen ses az önce “Troller” dedi ya, Mavi Kuş Twitter onlar hakkında bir açıklama yapmaz mı? (Olsun, o bir yaparsa biz on yapar, yalanlarız.  Fahrettin bey, Mahir bey, hadi, durmayın.) 

2020'nin başında Türkiye’de yaşayanları hedef alarak bilgi yayan ve "orijinal içerik" üretmeyen, farklı hesaplardan oluşan ağlar tespit etmeye başlamış. Hesapların teknik göstergeleri ve yaptığı paylaşımlar üzerinde yapılan analiz sonucunda AKP'nin söylemlerini yaymaya çalıştıkları ve Erdoğan'a "çok ciddi" destek verdikleri görülmüş. (Hayret!) 

Yapılan teknik incelemeler bahsi geçen ağların AKP Gençlik Kolları ile bağlantılı olduğunu ve bilgi yaymak için sahte hesapların yanı sıra bilgisayar korsanlığı gibi yollarla ele geçirilmiş birçok çalıntı hesap kullanıldığını da göstermiş. (Biz sorduk, bu hırsızlığı yapanı yakalayıp polise teslim etmek için uğraşırlarken kuş onları görüp hırsız sanmış. Yani yine Kuru iftira… )

Toplam 7 bin 340 hesaptan 37 milyon paylaşım. 

Gaipten gelen, ekolu ses:

Bak hala duruyorlar… Çabuk milyonlarca tivit atın, Bu kuşu vurup ölüsünü getirene 37 milyon ödül.

Ben de “Halkımızın sesine kulak verip” kapattırayım şu mereti artık, yetti bee. Şimdi de benim özel ordularıma taktılar…

Tayyip beyin bizzat emir komutası altındaki polis gücüyle yetinmeyip yeni oluşturduğu bekçi ordusuna kimlik sorma, gözaltına alma gibi yetkiler veren Çarşı ve Mahalle bekçileri Kanunu Meclisten geçti. Artık Ağabey bizi her yerde daha sıkı gözetleyecek, -polis koleji eğitimi görmeye bile ihtiyacı olmayan- bu yeni ordusuyla. 

Ne bu şiddet, bu celal? 

Ve lakin su uyusa da münafıklar uyumuyor. TİHV ve İHD Şiddeti Durduralım başlığıyla ortak bir açıklama yaptılar. Bu açıklamaya göre: 

1 Ocak 2020 ile 1 Haziran 2020 tarihleri arasında kolluk güçlerinin açtığı ateş sonucu kişi yaşamını yitirmiş. Aynı dönemde 189 kişi güvenlik güçlerinin fiziksel şiddet, işkence ve kötü muameleye maruz kalmış. Bu kişilerden 1’i ateşli silahla olmak üzere 35’i yaralanmış.

Kolluk güçleri, 363 barışçıl etkinliğe şiddet kullanarak müdahale etmiş, 754 kişi gözaltına alınmış, 16 kişi yaralanmış.

Böylece kolluk kuvvetlerinin şiddet kullanarak müdahale ettiği toplam etkinlik sayısı 368’e, gözaltına alınan kişi sayısı ise 759’a ulaşmış.

Gaipten gelen ekolu ses:

Bu millet, millet değil, illet. Nankör mahluklar, biz Türkiye’yi Dünyanın bütün imrendiği, insan hakları ve demokrasinin beşiği bir ülke haline getirirken bunlar bizi dış mihraklara ihbar ediyorlar, bu gizli tutulması gereken devlet sırlarını faş etmek değil de nedir?

Evet, evet, casusluk da sayılır, AB’den proje desteği olarak para da alıyorlardır kesin.  ARAŞTIRIN… SORUŞTURUN…

*****

KORONA GİTMEKTEN VAZ MI GEÇTİ? 

Korona’da umulan gerileme henüz sağlanamadı. Gündelik yeni vaka sayısı 900, ölüm sayısı 20 civarında oyalanıyor. Bunun üzerine bilim kurulu da, Tayyip bey de sosyal mesafe ve maske kullanımı konularında titiz davranmamız için hepimizi bir daha uyardı. “Yoksa yasaklar geri gelir haa”…

Derken geçen hafta TBMM'de Genel Sekreterliği'nin bulunduğu katta bir kişide Koronavirüs tespit edildi. Çalışan kişi evinde karantinaya alındı. Sekreterliğin de karantinaya alındığı söylentisi yayıldı ama doğrulanmadı.

Benzer bir durum 3 gün önce Kahramanmaraş İŞKUR’da olmuş.

Ama İŞKUR kapatılmış, tüm çalışanlar evlerinde 14 gün karantinaya yollanmış.

Bu bölümü senaryodan okumak ne kadar keyifli olur bilemem. Video versiyonu BURADA

 

Zihni Uyanık: (Sağa sola bakar, yaklaşır, Fısıltıyla) Devletlu Sulta- pardon- Muhterem Reis-i Cumhurum Hazretleri. Bakın aklımda -her zamanki gibi- ampuller yandı, tabii saye-i alinizde efendim.

Derim ki, vekillerden birinde Korona tespit edilse ne yapmak gerekir? Hemen Meclisi kapatıp, herkesi de evinde karantinaya almak değil mi? (Varsın sizinkiler de evlerinde kalsın, zaten ha içerde, ha dışarda ne fark ediyor ki)

Tam 14 gün biterken bir mebus’ta daha, 14 gün daha. Sonra bir gün açılır, Karantina süresi 14 yünden 14 aya çıkartılır.

Sonra bi daa, bi daa, aynen OHAL’deki gibi kararnamelerle yürür peynir gemisi. Oooh, dikensiz gül bahçesi…

Ama 1 meb’usta virüs nasıl mı tespit edilecek? Kolaay:

Önce geniş yetkili bir “Meclis Korona Tespit Kurulu” oluşturulur, 2 AKP’li 1 MHP’li mebus yeter, onlar herkesi taramadan geçirir ve raporu veriverirler.

Olmadı Hakan Fidan bey patlattırır bir iki virüs kapsülü, iş mi onun için?

Haa, az daha unutuyordum. İlk bir iki virüslü vekil HDP’den seçilerek bir taşla iki kuş vururuz.

“Korona salgını PKK’nın emriyle HDP tarafından meclise sokuldu” diye ilan edersiniz, medyamız da bin katarak herkesi inandırır. Olmadı, “pişmanlıktan yararlanmak isteyen gizli tanık” icat etmekten kolay ne var?

İş HDP’nin üstüne yıkılıp birkaç vekil daha hapse tıkılınca CHP nasılsa korkar, ses çıkarmaz.

Millet alıştıktan sonra, önce Sezgin Tanrıkulu gibi muzır bir tiple başlanıp sonra… oooh, anlarsınız işte…

Eh, bu buluşumdan ötürü beni de görmeyi unutmazsınız tabii.

Yok yok, ben kalender meşrebim, çok fazla şey istemem öyle 1000 Ali bey gibi yükseklerde gözüm yok, Allah Fuat Oktay beyefendimize uzun ömürler versin.

(Yüzü düşer) Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat ödülü mü?

(Kızgın) Yok deve… (Hemen uyanır, yalaklaşır) Yani o kadar da değil demek istemiştim, sürç-ü lisan eyledim, affola.

Bana şöyle “Teşvik Kredileri dağıtan bir kurumun başında olmak” yeter de artar küpümü doldurmaya.

En derin sevgi ve hörmetlerimle, sağlıcakla kalın Devletlu Sulta- pardon- muhterem Reis-i Cumhurum, veli-i nimetim efendim.

****

Bugünü neşeli açtık ama içerdeki demokrat politikacıları, basın mensuplarını, insan hakları savunucularını düşününce neşe filan kalmıyor. Bu hafta Leyla Güven tahliye edilirken Musa Farisoğulları hala içeride. 2 gazeteci daha göz altına alındı. Tele1 temsilcisi İsmail Dükel bırakılırken Oda TV Haber Müdürü Müyesser Yıldız tutuklandı.

Ahmet Altan, Mehmet Baransu, Mümtazer Türköne, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Hülya Kılınç’ın da aralarında olduğu 84 gazeteci; eş başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Adnan Selçuk Mızraklı gibi yerlerine kayyım tayin edilen belediye başkanlarının da aralarında olduğu binlerce HDP’li hala içerde. Osman Kavala ise bugün 996’cı tutukluluk(!) gününü dolduruyor, ne biçim tutukluluksa…

Onunla, onlarla birlikte hepimiz tutukluyuz aslında.

Bu millet kiminle gurur duyuyor, orası tartışmalı.

Herkes bol keseden dağıtıyor milletin gururunu hırsıza, uğursuza, ona buna. 

Ama seninle hepimiz, gerçekten gurur duyuyoruz, sağ ol, var ol… 

Bu yazının video versiyonu için...

ETİKETLER

Tümü Şanar Yurdatapan - Diğer Yazıları

Sağlığınıza Tayyip Bey… 13.07.2020
Hak-mak savunmak yasak! 06.07.2020
Kelam-ı Memnu 29.06.2020
Yürüyelim arkadaşlar 22.06.2020
12 soruda: Mutlu musunuz? 15.06.2020

Editörün Seçimi