Haberin var mı?

Koronavirüs nedeniyle hapishanedekiler güya koruma altına alınacak.

Kimler çıkacak? Tüm adli suçlular, gangsterler dahil. Kim içerde kalacak? Sisteme ve rejime karşı çıkan kim varsa. Suçu, mesleğinin gereğini yerine getirmek olan gazeteciler, seçim barajını aşarak gasp edilmiş milletvekilliklerini geri alan HDP, seçmen oyuyla iş başına gelen yerel yöneticiler.

Ne diyebiliriz?

“O..”, “Ç…” gibi saygısız sözcükleri kullanmak bize yakışmaz.

Ama diyecek başka söz bulamıyorum, bunun TCK 125. ve 299. maddeleri kapsamında başıma bela getirebileceğini de biliyorum.

Şakası bir yana, işlediği ya da işlediği iddia edilen suç ne olursa olsun, cezaevindeki her insanın canı ve sağlığından devlet sorumludur. İran’ın bile cezaevlerini boşaltmaya hazırlandığı bu günlerde bu tedbir tüm tutuklu ve hükümlüleri kapsamalıdır.

Nedir durum? Tabii ki önce Devletin açıklamalarını ciddiye almamız gerekir. Ne dediler?

Erdoğan dedi ki:

“Salgın hastalıkların kitlesel ölümlere yol açma tehlikesi hala vardır. Bunun için de, her türlü salgın hastalığa karşı hızlı ve etkin önlemler alınması gerekiyor. Özellikle son aylarda hep birlikte şahit olduğumuz gelişmeleri bu perspektiften değerlendiriyoruz.”

Sizce bir şey dedi mi, demedi mi? Hadi bir de Sağlık Bakanını dinleyelim:

Bakan Koca dedi ki:

“Düzenli bir şekilde, karşıda, ekranda gördüğünüz şekliyle, hem toplam hasta sayısını, test sayısını, kaybettiğimiz vaka sayısını, yoğun bakımda olan hasta sayısını, solunum cihazına bağlı hasta sayısını ve iyileşen hasta sayısını olmak üzere dijital ortamda her gün güncellenerek bunu kamuoyuyla paylaşmış olacağız.” 

Güzeeel, hiç değilse burada net bir yönlendirme var. Hadi o siteye girip bakalım.

Giriş sayfasında kendiliğinden açılan bir pop-up. Alınması gereken bireysel önlemler, güzeeel.

Sayfanın içine girelim. Hani bu güncellenen infografik? Haberler arasında yok. Hah şurada bir düğme var. Basın Merkezi diyor, orda olsa gerek.

Yoo, orada da yok. Acaba BİLGİ EDİNME düğmesinin altında olabilir mi?

Yok, yok, yok!...

İnanmayan girip baksın, kolaysa arayıp bulsun, hani nerde bu bilgiler? Yok!... Yok!...

Bakanın açıkladığı, hatta basına da gösterdiği mavi sayfalar nerde? Yoksa “İyi sıhhatte olsunlar” mı hoşlanmadı bu işten?...

… Eh, ne yapalım, diğer kaynaklardan öğreneceğiz, çaresiz.

Koronanın bulaştığı 198 ülkede vaka sayısı yarım milyarı aştı. Her gün yaklaşık 35.000 vaka saptanıyor. İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve veliaht Prens Charles dahil. Can kayıpları 24 bini aştı. 15 bin hastanın durumu kritik. Bizde durum ne?

Sağlık Bakanı -hiç değilse- toplam sayı veriyor: Bugün itibariyle hasta sayısı 9.217, can kaybı 131.

Bu kadarına da şükür diyelim ve dönelim kaldığımız noktaya. Devlet -yani Erdoğan- ne demişti?

  1. Ekonominin desteklenmesi için 100 Milyar TL harcanacak, firmaların bankalara borçları en az 3 ay ertelenecek.
  2. İhtiyaç sahibi aileler için nakdi yardıma 2 Milyar ayrıldı. (Hoop, 100’de 2???)
  3. Birçok alanda ödemeler faizsiz geciktirilecek. En düşük emekli maaşı 1.500 TL olacak, evde ödenebilecek.
  4. En riskli gruplara her türlü maddi destek sağlanacak. (Yaşlılara bedava maske ve kolonya)

***

Bu açıklamalara derli toplu bir yanıt HDP’den geldi. 12 maddelik bir öneri paketini Garo Paylan’dan dinleyelim:

"İktidar geçen hafta bir paket açıkladı. Neymiş efendim, ekonomik istikrar kalkanı paketiymiş. Bu kalkan bir şemsiye, kimi koruyor? Altında yüzde 1 var onu koruyor. 100 milyarlık paket açıkladık diyorlar, 100 milyarlık paketin 99 milyarı işte o yüzde 1’lik zenginlere gidiyor. Maalesef yoksul vatandaşlarımıza bu kalkandan kolonya düşüyor. Bütün vatandaşlarımız ekonomik açıdan büyük bir kaygı yaşıyorlar, işiyle, aşıyla ilgili kaygı yaşıyorlar ve onlara önerilen tek şey kolonya. İşte bu pakete karşı hep beraber Türkiye’nin vicdanlı milletvekilleri ve vicdanlı sivil toplum üyeleri olarak hep birlikte tepki göstermeliyiz. 

“Evde kal” çağrısı yapan devlet, vatandaşının temel ihtiyaçlarını güvence altına almalıdır.

 

1.Kira ödemeleri salgın süresince durdurulmalıdır.

2.Bankalara olan bütün kredi ödemeleri salgın süresince durdurulmalıdır.

3.Elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internet, ihtiyaç sınırına kadar, salgın süresince ücretsiz olmalıdır.

4.İşten çıkarmalar yasaklanmalıdır. KOBİ’lere sağlanacak bütün destekler bu şarta bağlı olmalıdır.

5.Faaliyetini durduran işyerlerinde işçiler ücretli izne çıkarılmalı, işçilerin SGK primleri ve işçiler üzerinden alınan tüm vergiler devlet bütçesinden karşılanmalıdır.

6.Ücretli izne çıkarılan işçilerin maaşlarının yüzde 50’si işveren tarafından, yüzde ellisi 3.000 TL’yi aşmamak üzere devlet bütçesinden karşılanmalıdır.

7.İşsizlik Sigortası Fonu’ndan, tüm işsizlere kayıtsız şartsız doğrudan gelir desteği sağlanmalıdır.

8.Faaliyeti durdurulan esnafların zararı tazmin edilmelidir. Salgın süresince kira ve vergi ödemeleri durdurulmalıdır.

9.Çiftçi destekleri hemen ödenmelidir. Çiftçi borç ödemeleri salgın süresince durdurulmalıdır.

10.Öğrencilerin, Kredi Yurtlar Kurumu'na olan borçları silinmelidir.

11.En düşük emekli aylığı 2.400 TL olmalıdır.

12.Günlük, ev eksenli çalışan, yalnız yaşayan ve çocuklarına bakmak zorunda olan alt gelir grubundaki kadınlara, doğrudan gelir desteği yapılmalıdır.

Meclisteki bütün partileri acil göreve çağırıyoruz: Biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız."

*** 

Aynı derede bir daha yıkanılamaz” demiş Demokritos, 2500 yıl önce. Sonra bu söz Aynı derede bir kez bile yıkanılamaz” şeklinde düzeltilmiş zaman içinde. Evet, her şey, her an değişiyor. Dün içinde yıkandığımız dere, bugün aynı dere değil artık.

Biz fark etsek de, etmesek de…

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.

ETİKETLER

Tümü Şanar Yurdatapan - Diğer Yazıları

Sağlığınıza Tayyip Bey… 13.07.2020
Hak-mak savunmak yasak! 06.07.2020
Kelam-ı Memnu 29.06.2020
Yürüyelim arkadaşlar 22.06.2020
12 soruda: Mutlu musunuz? 15.06.2020

Editörün Seçimi