Sağlığınıza Tayyip Bey…

Merhaba. 

Konumuz vergilendirilmeye doymayan Rakı. 

Sağlığınıza Tayyip Bey… (Kadeh kaldırır-1) 

***** (Geçiş müziği: Lıkır lıkır lıkır)***** 

Barolar Kanunu meclisten geçti.

Yani “Geçmiş Olsun” hepimize, keşke geçecek olsa… 

Neydi bu yasanın gerekçesi, neyi amaçlıyordu? 

AKP adına bunu açıklayan Grup Başkan Vekili Cahit Özkan, özetle şunları söyledi: 

Avukat sayısı öyle artmış ki, özellikle 3 büyük ildeki barolar asli görevlerini (stajyer yetiştirmek gibi) yerine getiremez olmuş, politik tartışmalarda kaybolmuşlar. 

Sonracığıma, Barolar Birliği seçimlerinde adil bir denge olmuyormuş. Büyük baroların sözü geçiyormuş. 

Ama gerçek biraz faklı görünüyor. 

Bu yasaya göre, 48 üyesi olan Ardahan barosunun Barolar Birliği seçiminde 4 delegesi olacak, 4.600 üyesi olan Antalya Barosunun da. 

Erdoğan’ın memleketi Rize’de 180 avukat var, 4 delege yollayacak, Erdoğan’ın bir türlü alamadığı İzmir’de 9 bin 600 avukat var onlar da 5 delege yollayacaklar. 

Kanun teklifi AKP+ MHP oylarıyla meclisten geçti.

Geçmiş olsun! 

Sağlığınıza Tayyip Bey… (Kadeh kaldırır-2)

 

****(Geçiş müziği: Lıkır lıkır lıkır)****

 

Peki neydi baro başkanlarına bu zulüm? 

Her yerde önleri kesildi, medya ile yan yana gelmeleri engellendi, nöbet tuttukları Kuğulu Park’ta bile abluka’ya alındılar, itilip kakıldılar. 

Meclis komisyonunda onların geleceği konuşulurken bir tek onlar konuşturulmadı.

Neden? Neden? Neden?.. 

***** 

Corona’da umulan gerileme henüz sağlanamadı. Gündelik yeni vaka sayısı 1.000, ölüm sayısı 20 civarında oyalanıyor.

Ben-      Oğlum Cogit, gel bakiym şöyle. Nedir bu senin yaptığın edepsizlik yahu? 

Cogit-  Abi ben n’apıyorum yaa? Siz ne yapıyorsanız aynen onu yapıyorum. Siz birbirinizi yiyorsunuz, ben de sizi. 

Ben-    Kes şu felsefeyi. Hele senin bulaşmanı bir engelleyelim, sonra görürsün gününü. 

Cogit:  Keh keh keh, nasıl engelleyeceksiniz? Turizm gelirleri durursa ne olur haliniz? Sonra düğün dernek, asker uğurlaması, yerli ve milli gelenekleriniz sağ olsun, ooooh, şinanay… 

Ben-     Ama her geçen gün senin aleyhine. Tedavi ilacın da bulunacak, aşın da. 

Cogit- Sen öyle san. Siz onları buluncaya kadar ben çoktan mutasyona uğrayacağım, Harun Yahya da çatlayacak. Bambaşka bir virüs olucam. Covit 20, 21, 30, 40 filan. 

Ben-     Ama bu mızıkçılık. Erkeksen olduğun gibi kal da görelim. 

Cogit-   Ben erkek değilim ki, virüsüm. Toplumsal Cinsiyet sorunum yok. O sizin derdiniz. İstanbul Anlaşmasına bile tahammül edemiyorsunuz, bu “Erkeklik” takıntısıyla, yalan mı? 

Ben-     Doğru söze ne denir, şu kogit kadar olamamışız. O halde ye bizi Kogit, müstahakız! 

Cogit-   Az bekleyin Brezilya’da görecek bir işim var. Hemen dönerim. 

Krg- Hacı Cavcav, bak hele şu gökdelene. Bil bakalım ne binası?

Hcv- Yahu bu Mecidiyeköy’deki Tramp Kuleleri değil mi, öteki arkada kalmış.

Krg-  Ih-ıh, bilemedin. Bir şans daha.

Hcv- Hmm Finansbank’ın Katar’daki merkezi

Krg-  O da diil, hadi son bi şans.

Hcv- O vakiiit, Batık Emlak güvencesiyle yüce dağ başında kurulmuş Merkez Kent sitesi. Mertroya sadece 50 kilometre mesafede, bambaşka bir yaşam sizi bekliyor. Bugün al, yarın öde.

Krg-  Heh heh heh, o da doğru ama bu gökdelen o da diil.

Hcv- Eee, acaba nedir, nedir?

Krg-  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yazmışlar üstüne, ne demekse.

Hcv- Riyaset-i Cumhur İrtibat Riyaseti demek.

Krg-  İrtibat mı, israfat mı? Yahu bu işi de tek bir adam yürütmüyor mu?

Hcv- Hee, muhterem Fahr-üd-Din Altuuun beyefendi.

Krg-  Eee, madem herşeyi o idare ediyor, ne lüzum var o gökdelene. İsraf haram değil mi?

Hcv- Ama Sultanımız ne buyurdular? “İtibardan tasarruf olmaz”

Krg- Yahu sultanın lafı Allahın kelamından büyük mü?

Hcv- Tövbe tövbeee

Krg-  Al sana ayet, al sana hadis, hepsi de Diyanetin sitelerinden

 

Hcv- Eeeyş, yani…

Krg- Yanisi bu, sultanın vecizesi “Ayet-Hadis” değil, “gayet haris” bir kelam.

Hcv- Anne beee… (Kaçar gider)

*****

Sağlığınıza Tayyip Bey… (Kadeh kaldırır-3) 

****(Geçiş müziği: Lıkır lıkır lıkır)****

 

Buraya kadarki 3 kadehi Tayyip Beyin sağlığına kaldırdım, içkilere yapılan son zamla birlikte bir şişe rakıya ödenen paranın %72’si vergiye, yani onun kasasına gidiyor. Kabaca, her 4 kadehin 3’ü ona, sonuncusu bize. Eh, bu kadar içerse olacağı budur işte. Neyse, son kadehi de elimizden almadan bu kadeh hepinizin yarasın… 

****(Kapanış müziği: Lıkır lıkır lıkır)**** 

Bu yazının video haline şu adresten ulaşabilirsiniz.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber’in editöryal politikasını yansıtmayabilir.

ETİKETLER

Tümü Şanar Yurdatapan - Diğer Yazıları

Sağlığınıza Tayyip Bey… 13.07.2020
Hak-mak savunmak yasak! 06.07.2020
Kelam-ı Memnu 29.06.2020
Yürüyelim arkadaşlar 22.06.2020
12 soruda: Mutlu musunuz? 15.06.2020

Editörün Seçimi